14 Temmuz 2018 Cumartesi

Kayan Yıldızını Bekleyen Küçük Yıldız

İlk defa bir kitap öncelikle ve çoğunlukla resimlerinden yakalıyor beni. Kapaktan itibaren tüm resimler birbirinden güzel ve farklı bir tınısı var. Galiba kapaktaki Küçük Yıldız'ın başının kenarına konulan çiçeğe hayranlığımdandır beni çekmesi resimlerin. Çizimleri çok yakın buldum kendime. Sonra bir de baktım ki 2009 yılında doğan Serra Bildik'e aitmiş çizimler. 2 yaşından beri resim yapmanın keyfini süren ve şu ana kadar okuduğum çocuk kitapları arasında en genç/küçük çizer olan Serra'nın çizimlerine tek kelimeyle bayıldım. 

Çok güzel bir konu ele alınıyor kitapta. Başak Sönmez'in yazdığı kitabı Mutlu Fil Yayınları basıyor ve iyi de yapıyor. Babası kayan bir yıldız olduğu için sık sık ondan ayrı kalmak zorunda olan Küçük Yıldız'ın hikayesi anlatılıyor kitapta. Okurken işi gereği ailesinden ve özellikle de çocuklarından ayrı kalan babalar geldi gözlerimin önüne. Küçücük dünyalarında bunu anlamlandırmaya çalışan çocuklar da elbette. Çok güzel ve duru bir anlatımı olan kitap, bu durumu yaşayan çocuk ve ailelere de farkında olmadan yardımcı oluyor. Yukarıda değindim ama yine belirtmek istiyorum ki çizimler anlatılanı tamamlıyor. Ancak bu kadar güzel resimlenebilir diye geçirdim içimden kitabı izlerken. Tam çocukların içinden ve onlardan bir ses ile eşlik ediyor sözlere resimler. Baba ile Küçük Yıldız'ın beraber kaymaya başladıkları zaman el ele tutuştukları resim mesela. Ancak böyle içten, güzel ve hoş bir duygu eşlik edebilirdi çizimlere. Kısacası iyi ki 2009 doğumlu birinin çizimleri ile buluşmuş hikaye. 

Babası ile ayrıldığında üzülen ama onu sık sık gören Küçük Yıldız bizlere gökyüzünden ve yıldızlardan haber de veriyor aslında. Onların her birine ayrı ayrı bakabileceğimizi ve dolayısıyla hayattan keyif almanın küçük ama güzel taraflarını da seriyor önümüze. Çocuklara evrende yalnız olmadığımız ve etrafımızı saran her şeyin farkındalığında hayatımızın anlam kazanacağını da gösteriyor bir başka ifade ile. Yetişkin dünyasında yıldızları seyretmeyi unutan büyüklere de göz kırpıyor ve bir iyilik yapıyor yazar. Belki böylesi küçük şeyleri görmeyi, seyretmeyi unuttuğumuz için nefes almakta zorlanıyoruz. Evrenin büyüklüğünü göremediğimiz ve bireysel telaşlarımızda günü bitirdiğimiz için kendi dünyamıza kısılıp kalıyoruz belki de. İşte bu düşüncelerle ve Küçük Yıldız gibi anne/babasından bir şekilde ayrı kalan tüm çocukların onlara kavuşması dileğiyle bakacağım bu akşam gökyüzüne ve yıldızlara :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder