3 Nisan 2017 Pazartesi

Yetenek(Siz) –Gordon Korman


Genelde okul öncesi gruba yönelik yazmayı seviyorum ama bu kitabı da görmezden gelemedim. Okurken aldığım keyfe sizleri de dahil etmek istedim. Bilgi Yayınevi tarafından basımı yapılan kitap Amerika Birleşik Devletleri’nde ilk baskısını 2012 yılında yapmış. Türkçe’ye Duygu Özcan tarafından çevrilen kitabın yazarı Gordon Korman.

Oldukça sevimli olan Teneke Adam (pardon bu kitaptaki adıydı), yani kapak resmini Candan İşcan resimlemiş. Kitapta anlatılan Teneke Adam’dan ziyade, onun isim kahramanı Donovan’ı ele veriyor sanki çizim. Bir yanı son derece sıcak, şefkatli ve barışçıl, diğer yanı hafif muzip.


Ortalama bir zekada olan ancak, güdülerine sahip olmakta zorlanan kahramanımız Donovan Curtis okulunda ve aile hayatında sorunlara yol açan bir çocuktur. Klasik anlamda yaramaz diyebileceğimiz kategoriye uygun olanlardan. Aklına geldiği gibi yaşayan ve davranışlarının sonucunu çok düşünmeyen birisidir Donovan. Bu da elbette sıkça sorun yaşamasına sebep olmaktadır. Buraya kadar anlatılanlar tanıdık geldi değil mi? Toplumda sıkça karşılaştığımız ve eleştirmekten kendinizi alamadığınız çocuk-öğrenci modeli. Ancak kitap Donovan’la birlikte bu çocuklara daha yakından bakmamızı sağlıyor. İyi de yapıyor. Donovan okulun spor salonunda gerçekleştirilen bir etkinlikte ciddi bir soruna yol açtığında bir anda olaylar çığırından çıkıyor ve tehlike çanları çalıyor.

Ancak hareket ve heyecan da burada başlıyor. Büyük bir yanlışlık sonucu Donovan üstün zekalılar okulunda buluyor kendisini ve spor salonunda yarattığı sorundan bir süreliğine kurtulmuş oluyor. Onun yakalanmasına kadar olan sürede biz de okur olarak hem Donovan’a hem de üstün zekalılar diye tanımlanan çocuklara daha yakından bakıyoruz. Donovan elbette buraya ait olmadığını biliyor ama eski okulu ve kendisini arayan okul müdüründen kaçmak için bu okulda geçirdiği süreyi arttırmaktan başka çaresi de kalmıyor.

Hayal edin kendinizi. Size uygun olmayan bir ortam ve insanlarla aynı eğitim sistemi içinde kaldığınızda ne yaparsınız? Elbette öğretmenleri kısa sürede Donovan’ın üstün bir yeteneği olmadığını fark ediyor ama Donovan’ın neden onların okulunda olduğunu anlayamıyor. Bir tarafı bu şekilde işlerken ve bizler de Donovan’ın hemen hiçbir sorunun cevabını bilmediği, hemen hiçbir konuyu anlamadığı hallerinde kendimizi hayal ederken, diğer taraftan üstün zeka kavramına da ayrıca dikkat kesiliyoruz. Kitapta anlatılanlar üzerinden iki nokta önemli; bunlardan bir tanesi üstün zekalı denilen gruptaki çocukların “normal” ve “sosyal” hayatlarının zayıf olması, diğeri de onlara gösterilen toleransın “normal” sayılanlara gösterilmemesi. Donovan eski okulunda suç olabilecek bir şey yaptığında bu yeni okulunda sadece kendisiyle sohbet edildiğine tanık olurken bocalıyor elbette. Kendisini ve olası becerilerini anlamaya çalışan öğretmenlerin dostane yaklaşımları Donovan’ın da olanları tekrar düşünmesini sağlıyor.

Kitapta önemli noktalara vurgu bununla da sınırlı değil. Örneğin, bir öğretmen Donovan’ın okullarında eğitim görmesinin onun adına da haksızlık olduğunu söylüyor. Çünkü diyor öğretmen, benzer zeka düzeyinde olmadıkları için Donovan öğrenemiyor, anlamıyor ve biz genele göre dersleri işlerken onu mahrum bırakıyoruz. Kendi seviyesindeki çocuklarla olmamasını ona yapılan haksızlık üzerinden tanımlıyor öğretmen. Diğer nokta ise üstün zekalılar okulunda çocukların yaşamlarının tekdüze olması, hemen her konuda doğruyu bilmeleri nedeni ile hayattan heyecan duymamaları gibi sorunlar gündeme geliyor. Donovan bu anlamda onların olmadığı tarafları. Bir çeşit zıt kutuplar da diyebiliriz.


Kısacası biz Donovan’ın üstün zekalılar okulunda kaldığı süre boyunca iki farklı tarafın birbirine nasıl iyi geldiğine tanık oluyoruz. Sizin gibi olmayan, sizden olmayanın size katacakları diye de okuyabilirsiniz bu süreci. Donovan kafasındaki kalıpyargılardan kurtuluyor ve bu çocukları ayrı ayrı tanıyıp onları sevmeye başlıyor. Üstün zekalı çocuklar da ilk defa kendi gibi olmayan bu çocuğun hayatlarında yarattığı heyecanın peşinden gidiyorlar ve bundan keyif alıyorlar. İlk defa dans partisine katılıyorlar. İlk defa “çocuk” gibi olup karmaşa yaratıyorlar. Donovan da bilmek ve öğrenmenin keyfine varıyor aslında farkında olmadan. Bir de arkadaşlık ve dostluk kavramlarının altı çiziliyor bu süreçte. Donovan’ın kriz anlarında bulduğu çözüm önerileri hepsine iyi geliyor bir de. Üstün zekalı çocukların hayatlarındaki fazla kontrol ve güvenli sularda gezme fikri Donovan ile biraz yerinden oynuyor da diyebiliriz.


İlerleyen bölümlerde çocukların, İnsan Üreme ve Gelişimine Giriş dersini okuldan kaynaklı bir nedenle alamamış olmaları onların yaz okuluna kalacağını gösteriyor. İşte tam bu noktada Donovan devreye girip hamile ablasını konuya kobay ediyor. Elbette ablası buna isteyerek değil, Donovan’ın zorlaması ile dahil oluyor ama hamileliği ilerledikçe bu son derece dikkatli, ilgili ve bilgili çocuklar ona da iyi geliyor. Çocuklar hamilelik boyunca Donovan’ın ablasını izleyip gözlemliyorlar. Hatta sağlık kontrollerine de beraber gidiyorlar. Orda ilk kez bir bebeğin kalp atışlarını dinliyorlar. Latrell’in “Biraz korkutucu bir ses. Yani, orada sıkışıp kalmış bir insanı dinlemek” sözünü okurken güzel bir tanımlama gibi geldi bana. Bir diğer çocuk ise “Bu bir mucize” diyor. Kısacası ilk kez deneyimledikleri gerçek dünyanın farklı renk, heyecan ve olaylarına tanık oluyor çocuklar. Bu arada küçük bir notu da eklemem lazım. Donovan ablasının köpeğini ölecek zannedip ödevine konu ediyor ama sonunda onun resmini gören bir arkadaşı (elbette üstün zekalı) köpeğin sadece hamile olduğunu söylüyor. Donovan buna çok şaşırıyor ama arkadaşı gereken açıklamaları o zamana kadar girdikleri derslerde edindiklerinden hemen aktarıyor. Bu kısım bence önemli, çünkü şu ayrımı gösteriyor bizlere. Bazı çocuklar zihinlerine aldıkları bilgiyi hayatlarına da alıyor ve aslında olması gereken de bu. Öğrendikleri ezber olmadığı için bununla gerçek hayatta karşılaştıklarında hem işleri kolaylaşıyor, hem de zaman ve emeklerini boşa geçirmemiş oluyorlar.


Sizlerin de tahmin ettiği gibi eğitim sistemi, sınavlar ve öğretmenler kadar öğrenciler de özeleştiriye açık durumda bu kitapta. Düşünsenize onca zaman derse giriyorsunuz, ablanızı inceliyorsunuz ve onu deneme tahtasına çeviriyorsunuz ama ordan edindiklerinizle hayatınızı yorumlayamıyorsunuz. Bu, boşa geçen zamandan başka ne olabilir ki? İşte tam da bunu anlamamızı sağlıyor kitap.


Nihayet tüm öğretmenler Donovan’ın üstün zekalı olmadığını anlayınca onu tekrar bir teste sokmaya karar veriyorlar. Ancak atladıkları konu şu; çocuklar artık birbirlerine bağlanmıştır. Bir çocuk (kitabın ancak sonunda kim olduğunu anlıyoruz) Donovan’ın sınav olduğu bilgisayara erişim sağlayarak soruları onun yerine cevaplıyor. Böylece Donovan bir süre daha üstün zekalıların okulunda kalıyor. Elbette çok uzun süre değil. Nihayet her şey gün yüzüne çıkıyor ama bu zamana kadar normal sayılanların üstün zekalılara, üstün zekalıların da normal olan çocuklara önyargıları kırılıyor ve hepsi çocuk ortak paydasında birleşiyorlar. Bunu en net gördüğümüz sahne ise üstün zekalılar okulu için çok önemli olan robot yarışmasının olduğu gün. Salonda her türlü karmaşa yaşanıyor ve robota Teneke Adam ismini vermekten öte katkı sunamamış Donovan olaya müdahil oluyor ama olsun, sonuç olumsuz olsa da kazanan dostluk ve arkadaşlık oluyor.

Donovan kendi okuluna döndüğünde artık eski Donovan değildir. İşin güzel yanı artık notları da çok yükselmiştir. Bu her çocuğun öğrenebileceğini, yeterince özen ve ilginin oluşması halinde her çocuğun kazanılacağını da gösteriyor okur olarak bizlere. Diğer tarafından toplumun farklı kesimlerinin birbirini tanımasının yararlı olduğunu, bunun önyargıları yıkacağını da gösteriyor. Ayrıca bilginin ancak yaşamın içinde somut olarak kullanılmasıyla anlam bulacağını da gösteriyor.

Yine fazla mı anlattım ne? Olsun varsın fazla olsun, çünkü kitabın son sayfasına kadar çocukların heyecanına katıldım ben de. Donovan’ın ablası doğum yaptığında orda bulunan tüm çocukların sevincine de ortak oldum. Ebeveyn, eğitimci veya öğrenci olarak sizleri de bu sevince dahil etmek istedim. Güzel, akıcı ve mesajları ile etkileyici bir kitap. Son olarak kitap bittiğinde sadece her çocuğu anlayacak öğretmenlerin artmasını diledim içimden. Şimdi bu satırlarda o sesi çoğaltıyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder