18 Nisan 2017 Salı

Bizim oğlaklardan bir kare :)

Bugün telefonuma gönderilen bu resim blog yazılarını takip eden Nuran Ulus Seyfi'den geldi. Resmin altına da "Saadet hn. Bu senin oğlaklardan biri olabilir mi" diye sormuştu. Ben de "Kesinlikle olabilir" diye dönüş yaptım.


Zor günlere azıcık tebessüm olsun bu resim ve bu niyetten devam edelim. 
Bu resim vesilesiyle yineleyelim o zaman neden oğlak dediğimizi:
"Öncelikle neden oğlak? Keçileri severim, bunun pekçok sebebi var. Sarp kayalıklara tırmanmaları veya maceradan maceraya atılmaları bir yana başına buyruk halleri en çok da çekiyor beni. Oğlaklar ise başlı başına neşe sebebi. İşte ben de çocuk ortak paydasına en uygun kelime olarak bunu gördüm. Çok sevimli olmaları, yürümek veya koşmak yerine sürekli zıplamaları belki de benim küçük cadıma benziyordur. Eee çocukken bana da az “keçi” dememişlerdi. İnat elbette her zaman iyi değildir de yaşama tutunma çabası olarak alalım inadı. Kötülüğün karşısında “iyi” olanı savunma ve çocuklara dair iyi olan ne varsa ona inat anlamında keçi olalım biz tüm büyük olanlar. Karşımızda da bizim inadımızdan hayatımızı neşeye katıp zıplayan oğlaklar olsun sadece. Onlara okurken arınalım ve güzelleşelim bizler de. Hem kendi yaralarımızı saralım hem de onlarla zıplayacak kadar enerji alalım hayattan."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder