20 Nisan 2017 Perşembe

Beşinci Mevsim



Elimdeki kitap tam da hayalimdeki hali resmediyor. Bir kız çocuğu rengarenk kıyafeti ve güzel arkadaşlarıyla yıldızlarla sohbet ediyor. Hande Seçkin Onat’ın yazıp, Umut Karaman Çelikel’in resimlediği kitap Tudem Yayınları tarafından basılmış. 

Akdeniz foklarına ve onları seven çocuklara ithaf edilen kitap elbette doğa ve canlı yaşamından yana tavrıyla dikkat çekiyor. Ama bundan öte beni asıl mutlu eden tarafı hayal eden çocukları görmek ve onlara eşlik eden arkadaşları. Kim peki bu arkadaşlar? Kedi Puf, yavru köpek Nohut, tombul kaplumbağa Dörtgöz Tombalak. Nasıl güzel geliyor kulağa değil mi? Beraberce oyunlar oynayan, yaşadıkları Yağmurkent’in doğası ile eğlenceli zaman geçiren ve bunları yaparken gelişen, büyüyen, bizleri de sevindiren bu sevimli arkadaşlar bizi de arındırıyorlar dertten, kederden. 

Öylesine sıcak ve güzel hikayeler geliyor ki anlatılanlardan ister istemez siz de onların hayatına ve hayallerine dahil oluyorsunuz. Örneğin hızlı koşmak isteyen Tombalak için tekerlekli paten yapabileceklerini söylüyorlar ve bunu hayata geçiriyorlar hayallerinde. Yine Puf ve Nohut gezgin olmayı hayal ettiğinde sözleriyle imdada yetişen Tombalak şunları söylüyor; “Bir gezgin, istediği her yere gidebilir. Yeter ki gözlerini kapatmasına izin verilsin ve hayal edebilsin!” En daraldığımız anlarda bizler de hayallerimizi canlı tutalım o zaman. Karanlığı yok eder ve güneşin gireceği bir aralık alırız hayatlarımıza belki de. 

Kitabın kahramanı Selen ise beşinci bir mevsimi hayal ediyor. Şimdiye kadar görmediği çiçeklerin olduğu, gökkuşağının her zaman görünür olduğu, yeni tadlar ve kokuların eşlik ettiği yeni bir mevsim. Herkesin mutluluk içinde yaşadığı bu mevsimde gökten yıldızların yağdığını hayal ediyor Selen ve onları toplamak için ters şemsiyelerinin olduğunu. Hikayeye eşlik eden resimler öylesine canlı ve sıcak ki bir an böyle bir mevsim olsa ne güzel olur diye geçiriyorsunuz içinizden. Selen güneşe mektup yazıp isteklerini belirtiyor hayalinden sonra. Ancak buna yanıt alamıyor kısa süre içinde. Sonra bir gece gökyüzündeki en parlak yıldız Akyıldız’ı görüyorlar üzgün haliyle. Sebebini öğrenince de çözüm arayışına giriyorlar. Akyıldız gökyüzünden dünyanın hemen her yerindeki olanları gördüğü için üzgün olduğunu söylüyor ve bir fok yavrusunun karaya vurduğunu, eğer zamanında yardımına koşulmazsa bir daha ailesine kavuşamayacağını söylüyor. Bu andan itibaren Selen, Puf, Nohut ve Tombalak kolları sıvıyor ve fokun yardımına koşuyor. 

Bakın yine aynısını yapıyorum; dayanamadan nerdeyse hikayenin tümünü anlatırken buluyorum kendimi. Tamam biraz da okura kalsın fazlası diyerek daha genel haliyle devam ediyorum. Fok için gerekeni yapan ve yaratıcı çözümler üreten arkadaşlardan Selen bu kez de Bulut’a mektup yazıyor ve beşinci mevsim isteğini ona da belirtiyor. En nihayetinde istediği yanıtı Güneş ve Bulut imzalı alıyor Selen. 

Dört arkadaş uçan balonla beşinci mevsime doğru yola çıkarken okur olarak ben de onların yanında balonda yer almak istedim. Yeni, başka, güzel ve mutlu insanların olduğu bu mevsimin renkleri sarsın hayatlarımızı o zaman. Denemediğimiz tadları alacağımız, görmediğimiz çiçekleri görüp koklayacağımız ve güzel olan ne varsa onların yaşandığı bir gelecek karşılasın çocuklarımızı. Çünkü en çok onlara mecburuz aslında. 

 Metnin Yayınlandığı Gazete  http://www.kocaelibarisgazetesi.com/besinci-mevsim-makale,60465.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder